Ara
Om Medya
Turizm bu yılı gölgede geçirecek

Küresel ekonomik kriz, domuz gribi derken, olan turizme oldu. Her şeye rağmen 2008 yılını hem yabancı ziyaretçi hem de yabancı turist geliri oranları açısından artışla kapatan Türkiye turizmi, ekonomik krizin asıl etkisini 2009’un ilk üç ayında gördü. Geçtiğimiz ay ortaya çıkan ve küresel salgın işaretleri veren domuz gribi de devreye girince, turizmin asıl hareketli dönemi olan yılın geri kalan aylarına ilişkin olumlu tahmin yürütmek çok güçleşti. Sektördeki ağırlıklı beklenti, Türkiye’ye gelecek turist sayısının geçtiğimiz yıl düzeyinde olacağı, ancak turizm gelirlerinde düşüş yaşanacağı yönünde. Yeni yatırımlar açısından ise 2009 oldukça durgun bir yıl olacak.

Üç Aylık Bilanço Parlak Değil

TÜİK’in Çıkış Yapan Ziyaretçiler Anketi sonuçlarına göre 2009 yılı I. dönem turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 oranında azalarak, 2 milyar 466 milyon 573 bin 727 dolara geriledi. Bunun 1 milyar 790 milyon 860 bin doları yabancı ziyaretçilerden, 675 milyon 713 bin doları ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerinden elde edildi.

Turizm gelirinin 2 milyar 258 milyon 656 bin doları kişisel, 207 milyon 917 bin doları ise paket tur harcamalarından oluştu.

İlk üç aylık dönemde en yüksek turizm gelirinin 945 milyon 578 bin dolarla Mart ayında gerçekleştiği görülüyor. Ocak ayında 798 milyon 687 bin dolar, Şubat ayında ise 722 milyon 307 bin dolar gelir sağlandı. Ocak - Mart döneminde kişi başı ortalama harcama ise yabancılarda 608 dolar, vatandaşlarda ise 975 dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde en fazla ziyaretçi 1 milyon 426 bin 537 kişi ile Mart ayında gelirken, Ocak ayında 1 milyon 151 bin 951, Şubat ayında ise 1 milyon 57 bin 976 kişi Türkiye’yi ziyaret etti.

Geçen yılla kıyaslandığında bu rakamların memnuniyet verici olması bir yana ümit verici olduğunu bile söylemek zor. Elbette bu duygu tamamen turizmin son on yıllardaki hızlı çıkışının, bu alandaki beklentileri de sürekli yükseltmesinden kaynaklanıyor. Henüz 18 yıl önce Türkiye’deki turizm işletmelerinin yatak kapasitesi yaklaşık 550 bin, gelen yabancı turist sayısı 5 milyon küsurlarda dolaşıyor; turizm geliri de ancak 2,5 milyar doların biraz üzerinde gerçekleşiyordu. Oysa 2008 yılında 26 milyon 337 bin yabancı turisti ağırladık; turizmden kaynaklanan gelir ise 16 milyar 761 milyon dolardı. 18 yılda aşılan mesafe, ancak “uçurum” kelimesiyle ifade edilebilecek bir düzeyde. Hatta 2007 ve 2008 arasındaki fark bile çok büyük. Yabancı ziyaretçi sayısı bakımından 2008 yılı 2007 yılına göre yüzde 12.83 oranında, yabancı turizm gelirleri açısından ise yüzde 19,81 oranında artışa sahne oldu. Küresel ekonomik krizin etkileri ile dünya turizminin hız keserek gerilemeye başladığı dönemde, Türkiye turizminin yıl genelinde gerçekleştirdiği böylesine hızlı bir büyüme trendi, son derece dikkate değer bir gelişme.

Yatırımlar şehirlerde odaklandı

Ama elbette 2008 yılında özellikle Eylül ayından itibaren şiddetlenen küresel ekonomik kriz genel olarak dünya gündemine olduğu gibi uluslararası turizmin, dolayısıyla Türkiye turizminin gündemine de damgasını vurdu. Kriz, 2008 yılı genelinde gelen yabancı ziyaretçi ve turizm geliri rakamlarına yansımasa da, yatırımlarda kendisini hissettirdi. Turizm sektöründe pek çok proje ertelendi, mevcut araziler hızla el değiştirdi. Türkiye’nin turizm açısından en iyi yıllarından biri olan 2005’te toplam 121 yeni otel için 2 milyar 595 milyon lira yatırım yapılırken, 2008 yılında 101 yeni otel ve toplam 1 milyar 272 milyon liralık yatırım gerçekleşti. Kriz de göz önüne alındığında 2009 yılında da yatırımlar için farklı bir tablo ortaya çıkmıyor. Bu noktada en ilginç gelişme, şehir otelleri alanında yaşanıyor. Bu yıl yatırım teşviki alarak otel yatırımına girişen 98 yeni yatırımcının 70’i Türkiye’nin çeşitli yerlerinde şehir otelleri açmayı planlıyorlar. Yapılan araştırmalar da şehir otelciliğinin Türkiye’de önünün çok açık olduğunu ortaya koyuyor.

Öte yandan Türkiye’de turizm yatırımları oldukça yavaş bir seyir izlerken, Türk yatırımcılar yurt dışındaki turizm yatırımlarını sürdürüyorlar. Bu yatırımlar ağırlıklı olarak özellikle Türkiye’nin dış ticaretinin ve ilişkilerinin yoğun olduğu Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Ukrayna, Rusya ve Ortadoğu ülkelerinde sürüyor.

Gelişme olmasa da

gerileme olmaz

Hiç şüphesiz küresel ekonomik krizden 2009 yılında turizm de etkilenecek. Ancak bu etkinin ne kadar olacağı konusunda turizm sektörü içinde görüş birliği yok. Sektör temsilcilerinin bir bölümü bu yıl turizm rakamlarında düşüş olacağını öngörürken, birçoğu da gelen turist sayısının geçtiğimiz yıl düzeyinden daha aşağı düşmeyeceği tahmininde bulunuyorlar.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, küresel ekonomik krizin yarattığı belirsizlik ortamının yılın ilk aylarında tüketicinin tereddütlü davranmasına ve zorunlu olmayan seyahatlarin de ertelenmesine yol açtığına dikkat çekiyor. Başaran Ulusoy, “2009 yılında dünya ve Avrupa turizm ve seyahat pazarlarında daralma bekleniyor. Buna karşın bazı önemli pazarlardan ülkemize gelmesi beklenen turist sayısı açısından yaz sezonunun geçen yılın altına düşmeyeceği yönünde haberler alıyoruz. Bu arada ülkemiz kriz koşullarında her zamankinden daha fazla önem kazanan, fiyat ve fiyat-kalite ilişkisi yönünden avantajlı durumda” diyor. Bu aşamada yaptıkları değerlendirmelere göre Türkiye turizminin geçen yılki düzeye ulaşacağını hatta bunu aşabileceğini umduklarını anlatan Ulusoy, “Ancak doğal olarak durum ve gelişmeleri dikkatle izleyerek, gerekirse hedeflerimizde revizyona gidebiliriz” diye konuşuyor.

Trendler değişebilir.

2009’a ilişkin turist sayısı beklentilerinin 25,5-26,5 milyon arasında olduğunu belirten Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Ahmet Barut bu sezon trendlerin değişebileceğine işaret ediyor. Barut, bu yıl hem yerli hem de yabancı turist için daha ekonomik, daha kısa, uçak yerine otobüsle gidilen tatillerin ön plana çıkabileceğini söylüyor. Dünya Turizm Örgütü’nün 2009 yılında dünya turizminin yüzde 2 küçüleceğini öngördüğünü dile getiren Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Murat Dedeman da Türkiye turizmi açısından beklentilerinin yüzde 3 büyümeyle 27 milyon yabancı ziyaretçi ve 22,5 milyar dolarlık gelir olduğunu belirtiyor. Dedeman, Türkiye’nin Avrupalı turistler için ucuz ve kaliteli bir tatil fırsatı sunduğunu vurguluyor. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Başkanı Timur Bayındır ise 2009 yılından umutlu. Bayındır, hedeflerinin geçen yılın rakamlarını yakalamak olduğunu söyleyerek, daha iyimser bir tablo çiziyor.

Gerçekten de sektördeki ağırlıklı beklenti, Türkiye’ye gelecek turist sayısının geçtiğimiz yıl düzeyinde olacağı yönünde. Almanya ve Rusya’da artan iç turizm talebinin Türkiye için kayıp yaratabileceği düşünülse de, Ortadoğu ve Balkan ülkeleri ile Uzakdoğu’dan gelecek turistlerin bir ölçüde bu açığın kapanmasında etkili olabileceği düşünülüyor. Kaldı ki Almanya ve Rusya, bu yıl da en büyük turist kaynakları olmaya devam edecek gibi görünüyor.

2009 turizm sezonu için kurtarıcı olabilecek bir başka unsur da yerli turist. Sektör temsilcileri, yurt dışından gelmesi beklenen yabancı turist sayısının azalmasının yerli turiste yönelmeyi getirebileceğine işaret ederek, fiyatların yerli turistlerin katlanabileceği seviyelere çekilmesiyle iç turizmin canlanabileceğini öngörüyorlar.

Turizme tedbir yok

Küresel krizin gölgesinden şekillenen 2009 turizm sezonu, aynı zamanda ekonomik krizi hafifletecek sektörlerin de başında geliyor. Birçok ülke, bu süreçte turizm gelirlerini artırmayı, turizmden aldıkları payı büyütmeyi hedefliyorlar. Bu çerçevede ülke yönetimlerinin aldığı tedbirler, turizm sektörüne yönelik teşvikler önem kazanıyor. Türkiye’nin de rakibi olan Mısır 1,2 milyar dolar, İspanya 600 milyon Euro, Yunanistan ise 276 milyon Euro’luk turizm destek paketleri açıkladılar. Tanıtım bütçesini 140 milyon dolardan 65 milyon dolara indiren Türkiye ise 75 maddelik kriz paketinin içinde turizme yönelik herhangi bir tedbire yer vermedi. TR

KUTU----

Erken Rezervasyon Fırsatı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Türk Hava Yolları işbirliğiyle iç turizmi canlandırmak ve erken rezervasyon imkanlarını kullanarak vatandaşların ucuz ve kaliteli tatil yapmasını sağlamayı amaçlayan kampanya başlatıldı. 4 Mayıs- 8 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek kampanyanın tanıtımı toplantısında konuşan TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, “Helga ile Hans’ın veya Ali ile Mehmet’in seyahat etmesinin aynı imkanlarda olabileceğini anlatmaya çalışıyoruz” dedi. Ulusoy, işverenler ve sendika yetkilileriyle de bir araya gelerek, tatil dönemi konusunda bir çalışma yapacaklarını söyledi. Turizmde iç pazar payının gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarılması hedefine de hizmet veren erken rezervasyon kampanyasıyla sağlanacak avantajların herkese tatil fırsatı yaratması amaçlanıyor.

Ahmet Barut

Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı

“Bu sezon trendler değişebilir. Hem yerli hem yabancı turist için daha ekonomik tatiller ön plana çıkabilir. ”

Timur Bayındır

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Başkanı

“Geçen yıl Türkiye’ye 26 milyon turist geldi. Biz 2009 yılından da umutluyuz. Hedefimiz geçtiğimiz yılın rakamlarını yakalamak. ”

Murat Dedeman

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı

“Türkiye, küresel ekonomik krizden etkilenen Avrupalı turistler için hem ucuz hem kaliteli bir tatil fırsatı sunuyor.”

Başaran Ulusoy

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı

“Ülkemiz kriz koşullarında her zamankinden daha fazla önem kazanan fiyat ve fiyat-kalite ilişkisi yönünden avantajlı durumda.”

Önceki Sayfa